• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Menüsü
Site Haritası
ÇOCUKLAR VE OYUNCAKLAR

SÜLÜN OYUNCAKLARI

SÜLÜN TİCARET VE TAHTAKALE HATTI

1970’lerin başı… İstanbul’un kalbi sayılan Tahtakale, dar sokaklarının arasında yalnızca ticaretin değil, aynı zamanda hayallerin, cesaretin ve emeğin de dolaştığı bir dünyaydı. İşte bu dünyanın içinde, 3 Mayıs 1971 günü Alişan Sülün tarafından Tomruk Sokak’ta temelleri atılan Sülün Ticaret, kısa sürede kendi hikâyesini yazmaya başlayan mütevazı ama kararlı bir girişim olarak sahneye çıktı.
Bir dükkânın kepengini açmakla başlayan bu serüven, aslında bir ailenin azmiyle yoğrulmuş uzun bir yolculuğun ilk adımıydı. 1972 yılına gelindiğinde Velişan Sülün’ün devreye girmesiyle firma yalnızca yerel ticaretle yetinmeyip ithalat ve ihracat alanına da açıldı. Böylece Sülün Ticaret, Tahtakale’nin dar sınırlarından çıkarak daha geniş ufuklara yelken açtı; dönemin ekonomik dönüşümlerine ayak uydurmayı başaran girişimlerden biri oldu.
Sülün ailesinin ticari yolculuğu, Türkiye’nin değişen ekonomik yapısının adeta küçük bir aynası gibidir. Yükselişler, duraklamalar ve vedalar… Hepsi bu hikâyenin doğal bir parçasıydı.
1984/1985 yıllarında Alişan Sülün’ün ticareti bırakması, bu serüvende ilk büyük kırılma noktası olarak kayda geçti. Bu, yalnızca bir kişinin iş hayatına veda edişi değil; aynı zamanda bir dönemin kapanışı, bir bayrağın başka ellere devredilişiydi.
Yıllar ilerledikçe ticaretin doğası da değişti. 1990’ların sonuna gelindiğinde Sülün Ticaret’in izleri yavaş yavaş silinmeye başladı. 30 Haziran 1998’de yapılan ticareti terk beyanı, aslında çok daha önce hissedilmeye başlanan bir vedanın resmi ifadesiydi. Bu sürecin son noktası ise 17 Nisan 2006’da kondu. Böylece Sülün Ticaret, Tahtakale’nin hafızasında yaşayan ama resmi kayıtlarda yerini tarihe bırakmış bir isim hâline geldi.
Ancak Sülün Ticaret’i yalnızca bir ticarethane olarak anmak eksik olur. Onu özel kılan, özellikle ürettiği kapsamlı kutu oyunlarıydı. “Büyük Yarış”, “Kayıp Hazine”, “Moto Kros”, “Büyük Kambiyo” gibi oyunlar, bir dönemin çocuklarına yalnızca eğlence sunmakla kalmadı; aynı zamanda hayal kurmayı, rekabet etmeyi ve keşfetmeyi de öğretti. Bu oyunlar, karton kutuların içine sığdırılmış küçük dünyalar gibiydi—her biri ayrı bir macera, ayrı bir heyecan taşıyordu.
Bugün Tahtakale sokaklarında Sülün Ticaret’in tabelası artık görülmese de, onun bıraktığı izler hâlâ hissedilir. Eski bir oyunun kapağında, sararmış bir kural kitapçığında ya da birinin çocukluk anılarında… Sülün Ticaret, belki fiziksel olarak kapanmıştır; ama hafızalarda yaşamaya devam eden bir emek hikâyesi olarak varlığını sürdürmektedir.

ÇETİN ÖZBEY